küçük bir kaçamak: iskeçe

Ramazan öncesi küçük bir kaçamak yapıp Yunanistan’a gittik. Amcam İskeçe’de yaşıyor, 2 sene önce beynine pıhtı attığı için eskisi kadar sık İstanbul’a gelemiyor. Bizde fırsat buldukça ziyaretine gitmeye çalışıyoruz. Çocukların Adem dede diye etrafında koşuşturması amcam içinde büyük moral oldu.

 Küçük yerde yaşamanın avantajlarından biri de her yerin yakın oluşu.  Şehir merkezi ile denizin mesafesi yarım saat.

Öğlen bütün dükkanlar kapanıp herkes sahile koşuyor, kriz olmasına pek şaşmamalı, ben bildim bileli  yaz-kış en geç 15:00’de dükkanlar kapanır, herkes siesta yapmak üzere evine gider. Bizde kurala uyduk sabah ve öğleden sonra denizdeydik, siesta saatinde evde klima altında mışıl mışıl uyuduk. Benim gibi uykuyu seven birisi için tatilin en sevdiğim kısmıydı diyebilirim :)

Çocuklar için bu tatilin en güzel yanı  ise Adem dedelerinin yazlığının bahçesinde geçirdikleri zamandı. Bahçeyi suladılar, tavuklara yem verdiler, tazecik meyve ve sebzeleri dalından toplayıp afiyetle yediler.

Bu cami yıllardır ibadete kapalı, yıkık-dökük bir haldeydi. En sonunda restorasyon çalışmalarına başlanmış; ama devletin atadığı müftü ile halkın seçtiği müftü arasında bir anlaşmazlık çıkmış. Devletin atadığı müftü kendisinden habersiz çalışmalara başlandığı için kızıp, çalışmayı durdurmuş. Söylenenler doğru mu bilemiyorum;  eğer doğruysa biz Türkler böyle bir konuda dahi egomuzu bir tarafa bırakıp birlik olmayı beceremiyoruz, yazık….

Günübirlik  Selanik’e Atatürk’ün doğduğu eve gittik. Daha önce biz evi ziyaret etmiştik; ama Zeynep yanımızda yoktu, görmeyi de çok istiyordu. Fakat yaklaşık 5 ay sürecek restorasyon çalışmasının başladığını ve içeriye giremeyeceğimizi öğrenince çok üzüldü canım benim.  Bir daha geleceğimize dair söz verip, dışarıdan evin fotoğrafını çekerek avutmaya çalıştık :(

İskeçe bir şehirden çok  küçük, şirin bir kasabayı andırıyor. Herşey bir film stüdyosuymuş, tüm binalar da dekorun bir parçasıymış izlenimi uyandırıyor.

Bu tatilin süprizlerinden biri de elektrik direklerine yuva yapmış leyleklerdi. Biz leyleği havada gördük, bakalım bu deyimin ne kadar doğru olup olmadığını en kısa sürede öğreniriz inşallah :)

Küçük bir not: Yunanistan’a hergün Metro ve Alpar turizmin otobüs seferleri var. Biz İpsala sınırına kadar kendi arabamız ile gidip, sınırda otobüse bindik. Kesinlikle daha rahat oluyor, tavsiye ederim.

Selanik ve İskeçe

Atatürk’ün evi ile Selanik Türk Başkonsolosluğu aynı bahçede yer alıyor. Üzüldüğüm şeylerden biride Atatürk’ün evini önden çekmemiş oluşum :( Bir önceki posttaki fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi giriş arka kısımdan olduğu için o kısmın fotoğrafları var hep….

Konsolosluk binası

Atatürk’ün doğduğu evin bahçesinden….

Selanik’te bir sokak….

İskeçe’de tarihi köprü….

Bu becerekli pizza ustası İskeçe’de yaşayan bir Türk….

Pizzamız odun ateşinde pişiyor….

Veee işte lezzetli mi lezzetli pizzamız….

Temmuz 2017
P S Ç P C C P
« Tem    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Popüler Yazılar & Sayfalar

Blog Stats

  • 10,222 hits

Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

RSS Laçin Tenel

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Lolipu

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Nonim

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Gizem’s Diary

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.